Askerlik

Hayatın en hızlı aktığı zamanlardayım. Kısa sürelerde hayatımın kalanına yön verecek adımlar atıyorum. Ben bu adımlara elektronik oyunlara gönderme yaparak “level atlamak” diyorum. İlk, orta ve yüksek öğretim, askerlik, iş bulma vs.. Levellerin en zoru olarak kabul ettiğim askerliği bitirmenin sevinciyle anılarımı, izlenimlerimi bu yazımda aktarmak istiyorum.

.

.

.

.

.

(Yazımın tamamı kısa dönem askerlik yapacaklar için geçerlidir)

Sonra rahatım, ohh..Askerliğin ilk işi, hangi zamanda gideceğinizi tespit etmek. Önünüzde üç celp dönemi var. Bunlar; Aralık, nisan ve ağustos. Ben yazın sıcağında uğraşmamak için aralık celbini tercih ettim. Doğru tercih yaptığımı da düşünüyorum. Çünkü üç ay üşüdüm, son iki ay fazla zorluk çekmedim. Havanın soğuk olması, yerlerin kar buz olması nedeniyle hem acemi birliğinde hemde usta birliğinde yerlerde sürünmedim, silahlı ve silahsız hareketler yapmadım. Ancak buna karşın usta birliğinde bol bol kar küredim. Zaman tercihi konusunda son sözüm şudur; as teğmen olarak görev yapmak istemiyorsanız ya kışın gidin yada ramazan ve kurban bayramlarını içerisine alan bir dönemde gidin.

Yanınızda götürecekleriniz

  • Bol miktarda çorap ve iç çamaşırı (kaliteli almayın, kullan-at yaparsınız),
  • Yün içlik ve mest (genelde hacı amcaların giydiği, deri patik),
  • Traş malzemesi, şampuan vs.
  • Not defteri, kalem ve birkaç kitap,
  • Boyunluk ve bere (askeri renkte olacak)
  • Çok sayıda telefon kartı (şifreli olanları tercih edin, telekomunkilerden almayın),
  • Orta boy tekerlekli valiz,
  • Giderken giydikleriniz haricinde sivil eşya,
  • Bol miktarda metal para (çay makinesi için),
  • El feneri (her daim lazım)
  • Bunlar dışında internet sitelerinde yazan abartılı malzeme listesine riayet etmeyin, çoğu kulaktan dolma abartılı listeler.

İlk gün

Aklınızda binlerce soruya neden olan ilk gün.. Saat 17:00’ye kadar teslim süreniz var. Saat 10-12 arası teslim olmanızı tavsiye ederim. Çünkü uzun bir gün olacak, enerjinizi boşa harcamayın. Hangi bölüğe gideceğiniz girer girmez söylenecek. Beraber geldiğiniz arkadaşlarınızdan belkide ayrılmak zorunda kalacaksınız. Sonra kayıtlar gerçekleşecek. Kamuflajlarınız, eşyalarınız teslim edilecek. Bunları giyineceksiniz. Koğuşunuz, dolabınız gösterilecek. Size bir body atanacak. Aynı ranzada yatacaksınız, aynı dolabı, aynı valizleri kullanacaksınız. Bir birinize adeta zimletleneceksiniz.  Sonra yatış, sabah 5:30’da kalkış falan derken askerliğiniz başlamış olacak.

Çarşı izinleri

Acemi birliğinizde yemin töreninin akabinde hafta sonları çarşı izinleriniz oluyor. Cumartesi öğleden sonra ve pazar günü gün boyu. Usta birliğiniz benim gibi Hakkari yada terör sorunu olan başka bir doğu vilayetine düşmüşse çarşı izni diye bir kavramınız olmuyor. Sadece özel izinlerle ve belli süreliğine çarşıya çıkabiliyorsunuz. Çarşıya ilk haftalarda sürü olarak çıkacaksınız. Tüm caddeler sizin gibi asker dolacak. Bu nedenle ikişerli dolaşmakta fayda var. Hem oturacak yer bulursunuz, hem her kafadan ses çıkmaz. Diğer bir konuya geçelim. Gittiğiniz her hazır gıdacının kartvizitini alın ve kışlaya servis yapıp yapmayacağını sorun. Gelen yiyecekleri içeri nasıl alacağınızı koğuşunuzda kalan usta askerlerden öğreneceksiniz.

Acemi birliğinde askeri düzeni öğreneceksiniz. Uygun adım yürüyüşleri, silah atmasını, çeşitli askeri stratejileri, toplumsal müdahaleleri, jandarmanın görevlerini vs vs. öğreneceksiniz. En önemli husus silah kullanma. Özellikle atış eğitimlerine kulak verin, eksiksiz öğrenin, ciddiye alın.

Acemi birliği konusunda son olarak şunları belirtmeliyim. Sizle aynı şehirde askerlik yapacak arkadaşlar bulmaya çalışın. 30 küsür günlük eğitiminiz bittiğinde kışladan otobüsler kalkacak. Bu otobüslerin bileti bölüklerde kesilecek. Bilet alırken kesinlikle yerel firmaları tercih etmeyin. Mutlaka ülke çapında tanınan büyük firmalardan bilet alın.

Usta Birliği – Hakkari Kapalı Cezaevi Jandarma Karakolu

Asıl askerlik şimdi başlıyor. Hakkari gibi bir şehir askerlik yeriniz ise siz başınıza buyruk gidemiyorsunuz. KTM denilen toplama kamplarına katılmanız gerekiyor. Sizi askeriye götürüyor. Ancak ben KTM’ye katılmadan acemi birliğinde tanıştığım bir arkadaşımla birlikte Hakkari’ye gittim. Uçakla Ankara – Van, Van’dan otobüse atladık Hakkari’ye vardık. İner inmez taksiye bindim ve kağıdımda yazan yere teslim oldum.

Hakkari’de mini bir KTM maceranız olacak. Ben direk Hakkari’ye gittiğimden dolayı bir hafta kaldım. Erken gitmenin avantajıyla KTM koğuşunda değilde usta askerlerin koğuşunda kaldım.

Ardından kısa dönem askerlerin gidecekleri yerler tespit edildi. Öncelikle ihtiyaç duyulan mesleklerdeki arkadaşlar seçildi. Ardından boşta kalanlar birliklere dağıtıldı. Benim şansıma cezaevi karakolu çıktı. Eğer sizin seçme şansınız olursa kesinlikle bunu seçmeyin derim. Sorumluluğu en fazla olan, görevi en fazla olan ama şafağı en hızlı attıran yerdi.

Hakkari’ye dair birkaç not

  • Dağların içine inşa edilmiş bir şehir. Nüfusun önemli bir kısmını asker ve memurlar oluşturuyor.
  • Kaçakçılık önemli bir geçim kaynağı.
  • Bazı sokaklarda gece başı boş gezen inekler görmeniz mümkün. Tıpki köpekler gibi çöp karıştırıyorlar.
  • Şehirde deri mont modası hat safhada. 3 yaşında çocuktan 60 yaşındaki ihtiyara kadar çok kişide deri mont görmeniz mümkün.
  • Erkeklerin boyu Türkiye ortalamalarında iken, kadınların boyu 1.50m civarlarında.
  • Şehirde Toyota ve Ford marka araçların ezici bir üstünlüğü var. Coralla, Hilux, Transit ve Connect adeta yok satıyor.
  • Otomobil konusunda dikkatimi çekense Tofaş kuş serisi otomobiller yok denecek kadar az. Faça Şahin görmeyi çok özlemiştik 🙂
  • Şehir 2-3 katlı bloklardan oluşuyor. İlginç ola aynı yol üzerindeki evlerin farklı yönlere bakıyor olması. Adeta Picasso tablosu gibi.
  • Belediyenin el arabalı temizlik görevlileri caddeleri silip pislikleri son derece özenli bir şekilde poşetliyor. Daha sonra çöp kamyonunun alacağı noktalara poşetleri bırakıyor. İlginç olan dere üzerinde bıraktığı poşetleri kamyonla gelen görevlilerin araca değilde dereye fırlatmaları.

Birkaç askerlik anım

Cihangir
Karakolun cezaevi bölümünün girişinde hastaneye gidecek mahkumları bekliyorduk. Bizim tabirimizle koridor oluşturmuştuk. İçerden gelen mahkumları tek tek alıp ring aracına (mavi Magirus minibüs) götürecektik. Cezaevi kapısı açıldı ve bir adam elini kolunu sallayarak çıktı derken Cihangir adamın koluna yapıştı, sürükleyerek araca sokmaya çalıştı. Biz ve adam Cihangir’in şaka yaptığını düşündük ancak Cihangir adamı mahkum sanmış. Adamı zorla araca sokmaya çalışırken biz olayın farkına vardık, uyardık. Sonra gün boyu süren kahkahalar..

Sinan
Muş cezaevindeyiz. Karakoldaki ranzaların alt bölümü alışık olduğumuzdan çok yüksekti. Sinan ise ranzanın üst katında yatıyor. Gece ihtiyaç gidermek için yatağından iner. Geldiğinde ranzanın üst katına çıkmak isterken sağ eliyle ranzanın demirini sıkı sıkı tuttuğunu sanır ancak yorganı kavramıştır. Asıldığında ise gecenin 3’ünde koğuşta büyük bir gürültü kopar. Sinan yataktan alt katta yatan askerin valizine düşmüştür. Tabi valiz kırılır. Biz roket yedik diye korkuyla yatağımızdan fırladığımızda Sinan çoktan yatağına çıkmış, hiçbir şey olmamış gibi yorganını düzeltmeye çalışıyordu. Sabah Sinan’a gece ne olduğunu sorduğumuzda gece düştüğüne diline Cankan’ın şap öpeyim mi şarkısının dolandığını söylemişti.

Hasan Uzman
Öğle yemeği yenecek, hazırda 4-5 kişi var. Yemek içtiması yapılmayacakken çavuş gördüğü ilk komutana “Komutanım yemek içtiması yaptıracak mısınız ?” diye sorar. Hasan uzman iyi bari hadi geçin türevinde bir cevap verecekken kendini bir an doldur-boşalt istasyonunda sanır ve şunu söyler: Namlu bidona..

Diş hastanesindeyiz. Bir mahkum Cihangir’le birlikte muayene odasına alınmıştı. Mahkumun tedavisi bitmiş, eline kelepçeler takılacaktı. Kelepçeyi Cihangir takacakken odaya Hasan Uzman giriverir ve kelepçeleri Cihangir’den alır. Ancak kelepçeleri mahkuma değilde olayla hiçbir ilgisi olmayan bir vatandaşa takmak ister. Kelepçeleri vatandaşa yönelttiğinde adam adeta adalete karşı boynumuz kıldan ince dercesine kollarını uzatır. Cihangir hatanın farkına vardığında kahkahalar atarak Hasan Uzman’a mahkumu işaret eder.

Karakolun deposu Alper Başçavuş tarafından yine bir cumartesi tarafından bizlere temizletilmişti. İş bitimine yakın Hasan uzman depoya girdi. Alper BÇ, Hasan Uzman’a adeta laf sokarcasına depoyu temizlediklerini, oranın hep böyle temiz kalması gerektiğini söyler. Hasan uzman ise olayın farkında olmadan samimi ve içten bir şekilde şöyle bir cevap verir: “Komutanım inanın insanın depoya girip birşeyler alası gelmiyordu, böyle çok güzel oldu, artık rahat rahat girebiliriz”. Cevap üzerine bizlerde gülmemek, Alper BÇ’de sövmemek için kendimizi tuttuk.

Alper BÇ gazinoda sabah içtimasını alır. İçtimada arazi intikalleri, yön bulma gibi konular anlatılacaktı. Öncesinde akşam dört nolu kulede kimlerin nöbet tuttuğunu sordu. Nöbetçiler ayağa kalktı ancak bir fazla vardı: Sinan. Sinan başka bir kulede nöbet tutmuştu. O an Sinan’ın durumunu görünce Cihangir’le ben yüzümüzü kapamış, gülmemek için kendimizi sıkıyorduk ki bu o sabahın bizler için ne kadar zor geçeceğinin habercisiydi. Konu kapanıp asıl ders konusu olan yön bulmaya sıra geldiğinde Alper BÇ aramızda harita mühendisinin olup olmadığını sordu. Hasan Uzman hemen araya girdi: “Grafiker vardı ama o gitti”. Grafikerle harita mühendisi arasında bir bağlantı kuramayan Cihangir’le benim sancılı dakikalarımız başlıyordu. Gülmemek için adeta yırtınıyoruz. Tam bu esnada Alper BÇ güneşli havalarda çubukla yön bulma konusuna başlayacaktı. Duvardaki resmi göstererek bunu güneş olarak varsayar. Hasan Uzman yine dayanamaz ve  şunu söyler: Sanat Güneşi.. Daha fazla kendimi sıkamadım ve gülmeye başladım. Alper BÇ beni ayağa kaldırdı, gülüyor musun diye sordu. Yok komutanım ne gülecem, öksürüyodum, hapşırıyodum falan diyerek kıvırma çalıştım ama nafile. Birkaç tehditkar söz savurduktan sonra otur dedi..

Askerliği bitirdim, level atladım yazısı hakkında bazı bilgiler
Tarih: 22 Mayıs 2012 Saat: 15:03
Gösterim: 11.184
Kategoriler: Hakkımda
Yorum: 21 Yorum yazılmıştır. Sizde yorumunuzu yazabilirsiniz.
Etiketler: , , , , , ,
  1. Hit Adam dedi ki:

    Ben de kısa dönem yapmak için çabalıyorum, bakalım 🙂

  2. Hit Adam dedi ki:

    Bu arada hoşgeldiniz : )

  3. webmaster dedi ki:

    Askerlik, oradayken değilde, bitirip geldikten sonra bir hayli faydası ve etkisi var Allah herkese nasip etsin.

  4. hakan dedi ki:

    güzel bir yazı tebrik ederim. bende 92 doğumluyum ama henüz askerlik kağıdım gelmedi, şu an üniversite sınavlarına hazırlanıyorum, askerliğmi kaç yıl ertebiliyebilirim ?

    Birde askerlik şubesine gitmeme gerek var mı, kağıdım gelmedi ama birçok arkadaşım giderek burdayım ben demiş ve işlemlerini yapmış.

    Bide benim askerlik çok zor geçecek gibi, şınav çekemiyorum hiç 🙁 şınav vs hiç spor olmasaydı 2 yılda razıydım ama yapamıyorum valla o yüzden çekiniyorum askerlikten bide deyak olayı var mı ?

    yanıtlarsan çok sevinirim.

  5. Gökhan dedi ki:

    Hakan Merhaba,

    Yanlış bilmiyorsam 3 yıl erteleme hakkın var. Kağıdın muhtarlıkta falandır. Bu nedenle askerlik şubene gidip en doğru bilgiyi alabilirsin. Tecil işlemini de yine orda yaptırırsın. Üniversiteye kaydolduğunda senin yerine tecil edecekler. Üniversite bitince yine belli bir süre tecil hakkın olacak.

    Şınav konusunda falan sıkıntı etme. Komando olmayacaksın, o nedenle korkma. 1.90 boyunda 58 kg ağırlığında elemanlar vardı. Kendini taşıyamıyordu ama askerdi. Benzer şekilde 1:75 boyunda 48 kg ağırlığında uzun dönem arkadaşım vardı.

    Zayıf olmaları nedeniyle bulaşık yıkama gibi işler yapıyordu. Nöbetlerde çelik yelek, çelik başlık takmıyordu. Hücum yeleğinde 1-2 şarjör vardı. Yani öyle zayıf elemanlar yaptı. Ayrıca üniversite okuduğun sürede biraz kilo falan alırsın, body salonuna yazılırsın, normal bir güce kavuşursun.

    Dayak olayı var gibi ama yok. Yaramazlık etmezsen dayak yemezsin. Kuralları çiğnersen ya dayak yersin yada cezasını çekersin. Bu tamamen görev yapacağın yere ve komutanlarına bağlı. Ama bunları hiç düşünme. Sen tecilini yaptır, sınavına hazırlan, kazan. Önünde en az 5 yıl var. O zamana kadar ne olur belli olmaz.

    Kal sağlıcakla.

  6. hakan dedi ki:

    verdiğin bilgiler için çok teşekkür ederim Gökhan abi.

  7. furkan dedi ki:

    neyseki benim şınav ve mekik gibi sorunum yok 😀 50 tane falan çekiyorum.

  8. özkan dedi ki:

    Cihangir bende 1983/4 tertip olarak hakkari cezaevinde askerliğimi yaptım.ne kadar zor şartlar olsada harbiden güzel vakit geçiyordu.

  9. nehir dedi ki:

    mrblar bi sorum olacak nişanlımın askerliği de sizin gibi acemilik kastamonu usta birliği hakkari il jandarma komutanlığı kısa dönem olarak çıktı çok fazla endişelerim var sizinde orda yapmış olduğunuzu öğrenince sormak istedim çok sıkıntılı bi yermi insan hakkariyi duyunca korkuyor ne gibi sıkıntılar yaşar çok tehlikeli mi cvp yazarsanız çokk sevinirim:( bir de başka ilçelere gönderilme durumu olurmu yoksa merkezdemi kalır kesin

  10. Gökhan dedi ki:

    @nehir hanım merhaba,

    Endişelenecek bir durum yok. Hakkari ismini duyunca ister istemez insan biraz tuhaf oluyor öyle değil. Tehlike her yerde var, belki oralarda biraz daha fazla ama ülkenin son zamanlardaki durumu ortada, basına yansıyan hiçbir olay yok. Rahat olun, nişanlınızla birlikte şafak sayın.

  11. nehir dedi ki:

    öncelikle cevapladığınız için çok tesekkür ederim.. merak ettiğim bişey daha var hakkari il jandarma yazıyor usta birliği için ama ilçelere dağıtılma durumu oluyor mu 🙁 yoksa kesin il merkezinde mi kalır? kısa dönemleri tehlikeli durumlara görevlendirmiyolar diyolar ama siz oranın içinde bulundunuz siz daha iyi bilirsiniz mutlaka şimdiden düşüncelerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim …

  12. Batu dedi ki:

    Merhaba aktif olarak hala kullanıyormusunuz bloğunuzu bilemiyorum ama.bende aralık17-19 gibi önce acemi birliği için kastamonuya daha sonra hakkariye gideceğim il jandarma komutanlığına.kısa dönem olarak yapacağım.orada ne gibi görevler verilebilir?ve ilçelere gönderilme gibi bir durum söz konusumu?bilgilendirebilirseniz çok teşekkür ederim.

  13. Gökhan dedi ki:

    Sevgili Batu, Hakkari’de benim yaptığım dönemde il jandarma karakoluna, jandarma özel harekata, cezaevine, lojmanlara kısa dönem asker veriliyordu. İlçe ve sınır karakollarına verilmiyordu.. Benim gibi cezaevine verilirsen bol bol gezeceksin, hem Hakkari’yi ve ilçelerini hemde çevre illeri.

  14. Onur dedi ki:

    Selam Gokhan hakkaride askerlik hakkinda cok guzel bir paylasimin olmus, aradigim cevaplarin cogunu buldum. Bende bunlara ek olarak bir soru sormak istiyorum… Arastirmalarima gore kisa donem askerleri hizmet askeri yapiyolarmis ve tekrardan facebooktan arastirdigim kadariylada gidenlerin cogu muhendis insanlar… Bende yazilim muhendisiyim buna gore yazici, muhabere isinde olma ihtimalim sizce nedir? meslegim bu tarz konularda fark yaratir mi? tesekkurler:)

  15. Gökhan dedi ki:

    Selamlar Onur, yazıcı olabilirsiniz. Bu tamamen komutanların inisiyatifinde. Benim görev yaptığım karakolda sabit görevlere uzun dönem askerler verilmişti. Kısa dönemler full yardırış 🙂

  16. Onur dedi ki:

    Anladim tesekkurler:) peki koy karakollarina yada herhangi bir karakola gonderilme ihtimali var mi sizce? Yoksa il merkezdeki 3 yerden birine mi gonderiliyor kisa donemler:) tesekkurler:)

  17. Gökhan dedi ki:

    Önceki mesajlarda yazdığım gibi benim yaptığım dönemde sadece merkezde görev yapılıyordu. Şimdi dış karakollara gönderiyorlar mı bilgim yok.

  18. Onur dedi ki:

    Eyvallah cok tesekkur ettim 🙂

  19. Fatih dedi ki:

    Merhaba Gokhan abi bende hakkari il jandarmaya dustum kisa donem olarak yapicam… Kisa donem yardiris derken ne gibi gorevler verildi il merkezi icinde? Hizmet askeri olarak daha cok uzun donemler kullaniliyor sanirsam… Bunun yanimda kisa donemlere ne gibi isler kaliyor:)

  20. Gökhan dedi ki:

    Merhaba Fatih. Cezaevi jandarma olarak nöbet, dış görev, nöbet, yatış, nöbet.. Böylesi yoğun bir tempomuz vardı. Çok az uykumuz vardı. Ama diğerlerinde sadece nöbet vardı, bizden biraz daha az yoruluyordular. Her birliğin kendine göre avantajı, dezavantajı vardı. Artık ne çıkarsa bahtınıza.

  21. Aurora dedi ki:

    Selamlar
    Benim kardesinde kisa donem kasim donemi hakkari. Gencler tanisin birbirinize sahip cikin bu donem mi gidiyorsunuz sizlerde bu aksam kastamonu yolcumuz var. Allaha emanet olun hayirli teskereler

Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İster misiniz?





Gökhan HIZAL
Gökhan HIZAL - Makine Mühendisi Web Günlüğü © 2007 - 2017.
Bu sitedeki içerik Creative Commons lisansıyla korunmaktadır.
Bu sayfayı 2007'den bugüne kadar kişi ziyaret etmiştir.
Linkler: Citroen | Guroni | TurkCar
E-Posta: info@gokhanhizal.com