07/07/07 tarihinde bir internet sitesinde Türk malı otomobil haberini görerek etoxzafer.com ve etoxzafer.net alan adlarını almıştım. Amacım böyle güzel bir projenin hayata geçmesi durumunda markaya ait bir hayran sayfasını yönetmekti. Basında çıkan tüm haberleri, tüm resimleri, tüm videoları ince ince arayıp koymuştum. Ama aradan geçen 3 tam seneye rağmen firmadan sağlam bir hayat belirtisi çıkmadı. Sadece 2009 yılında aracın beyaz versiyonu çıktı. Ajanslarda, TV’lerde haberi döndü ama bu en fazla 2 gün sürdü. Çıkan haberlerde de firma yetkilileri aracı Lamborghini, Ferrari ile denk gördü, onlar ile karşılaştırdı. Daha rakiplerinin kim olduğunu doğru sentezleyemeyen bir firma 125 beygirlik Renault motoruna bakmadan 500 beygirlik markaları kendisiyle bir görmesi tek kelime ile komik. Firma yetkilileri hiç olmazsa otomobil markalarının global sayfalarından modellerini incelese veya Auto Motor&Sport Katalog dergisine baksa muhtemel rakiplerinin hangi modeller olacağını çok rahat görecekti. Dizel motorlu spor aracın bir hayal olmadığını, gerçekte var olduğunu göreceklerdi. Devamını Oku
2007 yılında iPod Nano 2. Nesil 4 GB yeşile sahip olmuştum. Aradan geçen 3 senede hiç sorun vermemesi, şarjının ilk günkü kadar uzun sürmesi, ses kalitesi, kullanım kolaylığı beni yeni neslini almaya sevk etti.
Mayıs ayının sonlarına doğru aldığım iPod Nano 5. Nesil 16 GB mor beni hiç yanıltmadı. Hatta şaşırttı bile. Öncekine göre kasası hem daha küçük hemde daha zarif. Ama bu kadar teknolojiyi nasıl bunun içine sığdırmışlar anlamadım, anlayamıyorum. İçini açıp bakayım diyecem de chiplerden başka ne görecem ki.
5. Nesil’in en güzel yeniliği kamerasının bulunması. Kamera fotoğraf çekmiyor, zoom yapmıyor ama son derece kaliteli ve net sesli videolar yakalıyor. Web Cam olarak kullanılır mı denemedim ama laptobun 2 megapiksellik kamerasından daha kaliteli.
Diğer bir yenilik hoparlörü. Tam neresine yerleştirilmiş belli değil. Sesli video izlemeye ve müzik çalmaya yarıyor. Unutmadan radyo da var. Üstelik radyoda geri sarma fonksiyonu da var. Ama manuel aramada sadece tek rakamları istasyonları görüyor (98.1, 97,3 gibi). Ancak otomatik aramada tek çift fark etmeden tarıyor. Radyoyu kullanabilmek için kulaklığın takılı olması gerekiyor. Kulaklık takılı iken de hoparlörü kullanamıyorsunuz.
Bunun dışında bilgisayardan attığınız videoları da full ekran olarak izleyebiliyorsunuz.
Harekete duyarlı sistemi sayesinde videoları düz veya yan pozisyonda izleyebiliyorsunuz. iPod’u hareket ettirerek oyunlar (top yuvarlama gibi) oynayabiliyorsunuz. Müzik dinlerken yan tutarak albümler arasında kolay geçiş yapabiliyorsunuz.
Kilo sorunu olanlar için fitness adıyla bir sistemi de var. Attığınız her adımı sayıyor. Kilonuza ve yaş durumunuza göre verdiğiniz kalori miktarını da hesaplıyor.
Şarj süresi 24 saate kadar gidebiliyor. Ama ekranı fazla kullanmadığınız sürece. Ekran ışığının fazla yanması, oyun oynamanız, radyo dinlemeniz, video izlemeniz şarj dayanım süresini 3-4 saate kadar düşürebiliyor.
Son olarak 16 GB aldığıma pişman oldum diyebilirim. Çünkü şimdiye kadar ancak 4 GB’lik MP3 atabildim. 8 GB kesinlikle makul. Ekstra 8 GB için 100 lira fazla vermek size kalmış.
Uzun zamandır izlediğim en güzel, en orijinal, en etkileyici filmlerden biri Perfume. Böyle filmi nasıl yaptılar derken Alman bie edebiyatçının romanından uyarlandığını öğrendim.
Filmde yetim bir çocuğunun sıra dışı koku alma yeteneği ile bir parfüm yapma macerası anlatılıyor. Filmi izlerken çocuğun bir deli veya şizofren olduğunu düşünebilirsiniz. Beyni sadece koku almaya, aldığı kokulara sahip olmaya odaklanmış. Öyle ki bir kedinin kokusunu almak için kediyi kaynar kazana bile atabiliyor. Devamını Oku
Bir dönem daha acısıyla tatlısıyla sona erdi. Henüz finaller açıklanmadı ama son sınıfa geçtim gibi.
Şimdi 1 haftalık tatilim var. Haftaya pazar günü Kırıkkale’ye atölye döküm stajımı yapmak için gidiyorum. MKE Silah Fabrikası’nda yapacağım stajın verimli geçmesi için elimden geleni yapacağım. Fabrikada fotoğraf çekimleri yasak. Ama yanlış bilmiyorsam müzede serbest. Müze resimlerini çekerim.
Staj bir aksilik olmazsa Temmuz sonunda bitecek. Stajı bitirince yakın arkadaşım Mustafa’nın eğitim gördüğü Gaziantep’e gitmeyi düşünüyorum. Yaz sıcağında Güney Doğu Anadolu gezilir mi bilmiyorum ama Ramazan ayı araya girdi mi hiç gezilmez.
Ramazan’dan sonra da kısa bir tatil var sanırım. Kış olimpiyatları vesilesiyle okul seneye erken açılıp, erken kapanacak. Hatta hafta sonları bile ders olacak. Henüz yetkili bir ağızdan bunu duymadım, okul sitesinde de ilan edilmedi ama herkes bunu diyor.
Stajdan sonra yapabileceğim ticari bir faaliyet olmazsa yeni web sayfaları kuracağım. Turkcar.com, uzmanbakim.com, trcitroen.com, doblom.com… bekleyen projelerin birkaçı.
Yarın finaller başlıyor. Termodinamik’in ilk üç ünitesini bitirdikten sonra bir film iyi gider dedim Ejder Kapanı’nı izledim.
Uğur Yücel, Kenan İmirzalıoğlu ve Berrat Tüzünataç’ın başrolünü oynadığı Ejder Kapanı, polisiye seri katil filmi. Film konusu ve kurgusu itibariyle iki filmi andırabiliyor. Polis ve Saw izlerken aklıma gelen fimler. Polis filmine benzettim çünkü benzer mekanlarda çekilmiş ve benzer konular var. Saw’a (Testere) benzettim çünkü müzikler ve maktüllere yapılanlar benzer. Devamını Oku
Defendor; sıradışı, ilginç ve duygu yüklü bir film.
Defendor, çocuk ruhlu bir adamın kendini çizgi romanlardaki süper kahramanlara benzetip annesinin intikamını almak için uğraşmasını konu ediniyor. Bu savaşında biraz geç seveceği bir kadınla tanışıyor. Ayrınca ona kol konat geren bir arkadaşı da var. Devamını Oku